ASÜ’lü memur darbe gecesi yaşadıklarını anlattı
GÜNDEMAksaray Üniversitesi memuru Gazi Veyis Gümüşsoy, 15 Temmuz’un 10. yılında darbe gecesini anlattı.
Darbe girişiminin yaşandığı gece Ankara'da bulunan ve olayları ilk elden yaşayan Gümüşsoy, aradan geçen 10 yıla rağmen o geceyi dün gibi hatırladığını söyledi.
“Aradan 10 yıl geçti ama sanki dün yaşamış gibiyim”
15 Temmuz gecesinin canlı şahitlerinden biri olduğun söyleyen Veyis Gümüşsoy, “Aradan 10 yıl geçti ama o geceyi sanki dün yaşamış gibiyim. Her 15 Temmuz geldiğinde aynı görüntüler, aynı sesler ve aynı duygular yeniden gözümün önüne geliyor. O dönem Ankara’da çalışıyordum. Akşam saat 22.00-22.30 civarında işimizi bitirip eve geçtik. Televizyonu açtığımızda dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’ın ‘Bir kalkışma var’ açıklamasını duyduk. İlk başta tam olarak ne olduğunu anlayamadık. Ardından TRT’de darbe bildirisi okutuldu. Yine de yaşananların büyüklüğünü o an tam kavrayamamıştık” dedi.
“O gece kimse geri dönmeyi düşünmüyordu”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın FaceTime aracılığıyla millete yaptığı çağrının kendilerine cesaret verdiğini ifade eden Gümüşsoy, “O çağrı bize cesaret verdi, yol gösterdi. Hiç düşünmeden sokağa çıktık. Ben o sırada Ankara Eryaman’daydım. İlk hedefimiz Esenboğa Havalimanı’na gitmekti. Cumhurbaşkanımızın oraya ineceğini düşündüğümüz için havalimanına ulaşmaya çalıştık. Ancak yollar o kadar kalabalıktı ki ilerleyemedik. Bunun üzerine İstanbul Yolu üzerinden Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne yöneldik. Yaklaşık 5-6 kilometrelik yolu yürüyerek ilerledik. Külliye’nin önüne vardığımızda polisler, TOMA’lar ve güvenlik bariyerleri vardı. Polisler bize, ‘Bu noktadan sonrası çok tehlikeli, ölüm riski var, geçmeyin’ diye uyarıda bulundu. Ama o gece kimse geri dönmeyi düşünmüyordu. Biz de uyarılara rağmen ileri geçtik. Külliye’nin karşısındaki Jandarma Genel Komutanlığı tarafından üzerimize sürekli ateş açılıyordu. Helikopterler alçaktan uçuyor, zaman zaman tarama ateşi yapıyordu. O bölgede yaklaşık 70-80 kişilik bir asker grubu vardı. Onlar Külliye’ye girmeye çalışıyordu. Biz de vatandaşlar olarak buna engel olmaya çalıştık. Uzun süre tartışmalar ve arbede yaşandı. Sonunda o grup geri çekildi” sözlerini kullandı.
“O sesi hayatım boyunca unutamam”
Gece boyunca çatışma seslerinin dinmediğini anlatan Gümüşsoy, “Saat 03.00-03.30 civarında çatışmalar hâlâ devam ediyordu. Sabah 04.30 sularında Cumhurbaşkanımızın İstanbul Havalimanı’na indiğini ve yaptığı konuşmayı öğrendik. Bu haber bize büyük moral verdi. ‘Bu iş bitecek’ diye düşündük. Bulunduğumuz yer yüksek bir noktadaydı. Oradan MİT Yerleşkesi’ni, Emniyet Genel Müdürlüğü’nü görebiliyorduk. Bombaların sesini çok net duyuyorduk. Saat 02.00-02.30 civarında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne atılan bombanın sesi bulunduğumuz yere kadar ulaştı. O sesi hayatım boyunca unutamam” sözlerini kullandı.
“Bulunduğumuz bölgede 29 şehit, 36 gazi vardı”
Sabah 06.00 sularında Jandarma Genel Komutanlığı tarafından açılan ateşlerin devam ettiğini, bu sırada F-16 savaş uçaklarının bölgeye geldiğini anlatan Gümüşsoy, “Uçaklardan biri yakındaki köprülü kavşağın bulunduğu noktaya bomba bıraktı. Orada polis araçları vardı. Patlamayla birlikte araçlar yanmaya başladı. İçlerinde polisler bulunuyordu. Biz de yaralılara yardım etmek için o bölgeye doğru koşmaya başladık. Tam o sırada savaş uçağı tekrar döndü. İkinci bombayı bırakmadı ama üzerimizden çok alçaktan geçti. O an yaşadığımız korkuyu tarif etmek mümkün değil. O gece bulunduğumuz bölgede yaklaşık 29 şehit, 36 gazi vardı. Ben de şarapnel parçalarıyla yaralananlardan biriyim. Bomba bulunduğum noktaya yaklaşık 10 metre mesafeye düştü. Karnıma şarapnel parçaları isabet etti. O an nasıl hayatta kaldığımı bugün bile bilmiyorum. Allah bizi korudu” dedi.
“O gece millet olarak çok büyük bir ihanetle karşı karşıya kaldık”
Gazi Gümüşsoy, yaralandıktan sonra hastaneye kaldırıldığını ve 10 günlük tedavi sonrasında taburcu olduğunu belirterek, “En acı olan ise kendi ülkemizde, üniforma giymiş insanların kendi vatandaşına silah doğrultmasıydı. Bunu kabullenmek gerçekten çok zor. O gece millet olarak çok büyük bir ihanetle karşı karşıya kaldık. Yaşananları anlatırken bile insanın boğazı düğümleniyor. O gece adeta bir savaş alanının ortasındaydık. Allah bir daha bu millete, bu devlete ve bu ülkenin insanlarına böyle acılar yaşatmasın. 15 Temmuz gecesinde şehit olan tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize de sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum. Rabbim bir daha milletimize böyle karanlık geceler göstermesin” dedi.
Özel Haber: Harun Atalay
İlginizi Çekebilir