Bel fıtığında her yol ameliyata çıkmıyor
SAĞLIKFizyoterapist Dr. Metin İçli, bel ve boyun fıtığı hakkında önemli uyarılarda bulundu.
Bel ağrısı yaşayanların sıkça başvurduğu “fıtık oldum” yorumunun her zaman doğru olmadığını belirten Fizyoterapist Dr. Metin İçli, doğru tanının önemine dikkat çekti.
Bel ve boyun ağrısı, günlük yaşamı doğrudan etkileyen en yaygın sağlık sorunları arasında yer alıyor. Bu tür ağrıları yaşayanlar genellikle, “fıtık oldum” yorumunu yapıyor ancak uzmanlara göre bu doğru bir yaklaşım değil. Aksaray’da uzun yıllardır fizyoterapi alanında hizmet veren Fizyoterapist Dr. Metin İçli, vatandaşların özellikle kulaktan dolma bilgilerle hareket etmemesi gerektiğini söyledi.
“Disk dışarı doğru taşma yaptığında buna fıtık adını veriyoruz”
Bel fıtığının, omurlar arasında bulunan disklerin dışarı doğru taşması veya yırtılması sonucu ortaya çıkabildiğini anlatan İçli, “Omurgamızda kemiklerin arasında bulunan, kabaca içi jelsi sıvıyla dolu bir balona benzeyen diskler var. Bu yapı, kemiklerin birbirine temas etmesini engelleyen ve omurganın yük taşımasına yardımcı olan önemli bir yapı. Disk dışarı doğru bir yırtılma veya taşma yaptığında buna fıtık adını veriyoruz” dedi.
Her ağrı fıtık değil
Bel ağrısı yaşayan vatandaşların önemli bir bölümünün fıtık nedeniyle ağrı çekmediğine dikkat çeken İçli, “Bilimsel çalışmalar bize şunu gösteriyor; bel ağrısıyla başvuran hastaların yalnızca yaklaşık yüzde 3’lük kısmında ağrının gerçekten bel fıtığından kaynaklandığı görülüyor. Dolayısıyla belimiz veya boynumuz ağrıdığında hemen ‘Acaba fıtık mıyım?’ diye korkmak doğru bir yaklaşım değil” ifadelerini kullandı.
“Her bel fıtığı ameliyat olacak diye bir şey yok “
Bel fıtığı denildiğinde vatandaşların en büyük korkularından birinin ameliyat olduğunu söyleyen İçli, “Her bel ağrısı, her bel fıtığı ameliyat olacak diye bir şey yok. Burada kararı verecek olan beyin, sinir ve omurga cerrahisi hekimleridir. Hastanın iyi bir şekilde muayene edilmesi gerekiyor. Eğer gerekli görülürse fizyoterapist tarafından uygun tedavi planlanabilir” açıklamasında bulundu.
Bu “kırmızı bayraklar”a dikkat
Fizyoterapist İçli, bel fıtığında bazı belirtilerin kırmızı bayrak niteliği taşıyabildiğini vurgulayarak, “Örneğin bel fıtığında ayağın düşmesi, ciddi bir kuvvet kaybının oluşması, kişinin ayağını sürüklemesi veya idrar kaçırma gibi durumlar önemli belirtilerdir. Boyun fıtığında ise elde ciddi kuvvet kaybı, kişinin elindeki bir şişeyi dahi tutamaması gibi durumlar dikkate alınmalıdır. Gece boyunca devam eden, kişinin uyumasına engel olan ve geçmeyen ciddi ağrılar da önemlidir” dedi.
Bu tür ciddi bulguların bulunmadığı durumlarda yalnızca MR görüntüsüne bakılarak ameliyat kararı verilmemesi gerektiğini belirten uzman, “Fıtığın MR’da ne kadar büyük göründüğünün tek başına ameliyat açısından belirleyici bir önemi yoktur. Önemli olan iyi bir muayenedir” yorumunda bulundu.
“Bel fıtığı hastalarının büyük bölümü ameliyatsız tedavi edilebiliyor”
Bel fıtığı hastalarının büyük bölümünün cerrahiye ihtiyaç duymadan tedavi edilebildiğini aktaran İçli, şu değerlendirmede bulundu: “Yapılan bilimsel çalışmalar, bel fıtığı hastalarının yaklaşık yüzde 90’ının ilaç tedavileri, fizik tedavi ve diğer konservatif tedavi yöntemleriyle ameliyatsız şekilde tedavi edilebildiğini gösteriyor. Cerrahi gerektiren hasta grubu ise daha düşük bir oranda. Nasıl bir hekim size ilaç reçete ediyorsa, yapılacak egzersizin de bir fizyoterapist tarafından kişiye özel olarak belirlenmesi gerekir. Çünkü egzersizler de ilaçlar gibi kişiye özeldir. ‘Bel fıtığını yok eden tek bir egzersiz’ şeklinde bir yaklaşım yoktur.”
Kişiye uygun olmayan egzersiz zarar verebilir
Fıtığın bulunduğu bölgenin, boyutunun, hastanın yaşı, kilosu ve cinsiyetinin yanı sıra eşlik eden başka rahatsızlıkların da tedavi planını değiştirebileceğini belirten İçli, “Örneğin boyun fıtığına kireçlenme ya da boyun düzleşmesi eşlik edebilir. Bu nedenle internetten bakılarak yapılan egzersizlerin önemli bir kısmı, kişiye uygun olmadığı takdirde zarar verebilir” dedi.
“Fıtık kütletilerek yerine oturtulmaz”
Vatandaşların özellikle halk arasında uygulanan “kütletme” yöntemlerine karşı da dikkatli olması gerektiğini vurgulayan İçli, fıtığın elle müdahaleyle yerine oturtulabilecek bir yapı olmadığını söyleyerek, “Fıtık dediğimiz yapı yumuşak bir dokudur. Kesinlikle kütleterek içeri alınacak veya yerine oturtulacak bir şey değildir. ‘Kütlettim, yerine oturttum’ ya da kollarından ve bacaklarından çekerek fıtığı tedavi ettim şeklindeki yaklaşımlar doğru değildir” dedi.
Fizik tedavide kullanılan traksiyon yönteminin ise bilinçsiz çekme uygulamalarıyla karıştırılmaması gerektiğini belirten İçli, “Fizik tedavide traksiyon uyguladığımız, belirli açılarda ve belirli kuvvetlerde yapılan çekme tedavileri var. Ancak bunlar ciddi hesaplamalarla, uygun hastaya ve uygun şartlarda uygulanması gereken yöntemlerdir. Karambole, kütleterek veya çekerek yapılacak uygulamalar doğru değildir” ifadelerini kullandı.
“Tek seansta iyileşecek bir durum değil”
Fıtık tedavisinin sabır ve doğru planlama gerektirdiğini belirten Dr. Metin İçli, vatandaşların “tek seansta tedavi” gibi vaatlere karşı da dikkatli olması gerektiğini söyleyerek, “Fıtık iyileşmesi zaman alan bir süreçtir. Tek seansta hemen iyileşecek bir durum değildir. Vatandaşlarımızın kulaktan dolma bilgilerle, çevresinden duyduğu yöntemlerle veya internetten gördüğü uygulamalarla kendi kendine tedavi yapmasını önermiyoruz. Öncelikle mutlaka bir hekime başvurulmalı, gerekli muayene yapıldıktan sonra fizik tedavi gerekiyorsa bir fizyoterapistten destek alınmalıdır” dedi.
Özel Haber: Aynur Altunışık
İlginizi Çekebilir