CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Solakoğlu: “Türkiye gıda egemenliğini kaybetmiş durumda”
SİYASETCHP Gölge Tarım ve Orman Bakanı Sencer Solakoğlu, “Türkiye gıda egemenliğini kaybetmiş durumda, beş sene sonra durum daha da vahim hale gelecek” diyerek, iktidarın tarım politikalarını ve dışa bağımlılığı eleştirdi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı ve Tarım ve Orman Gölge Bakanı Sencer Solakoğlu, bir dizi ziyaret kapsamında Aksaray’a geldi. Solakoğlu’nun kentteki ilk durağı CHP Aksaray İl Başkanlığı oldu.
Ziyarete, CHP 27. Dönem Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel, kurul üyeleri Mehmet Efe ve Levent Genç, Parti Meclisi Üyesi Ali Abbas Ertürk, CHP Aksaray İl Başkanı Bilal Özdemir, Merkez İlçe Başkanı Yasemin Turan Özdemir ile il teşkilatı mensupları katıldı.
“Türkiye gıda egemenliğini kaybetmiş durumda”
İl binasında partililerle bir araya gelen Solakoğlu, mevcut Tarım Bakanını ve Türkiye'deki tarım politikasını eleştirerek, “Türkiye çok ciddi bir sıkıntılı dönemden geçiyor, gıda egemenliğini kaybetmiş durumda. İşin buraya geleceği belliydi. Kasaba gittiğiniz zaman tükettiğiniz etin neden bu kadar pahalı olduğunu ve bunu nasıl düzeltilebileceğini biliyor olmalarına rağmen yapmıyor olmalarına şahit oluyoruz. Bazı kişilerin zenginleştirildiği ama halkın fakirleştirildiği bir süreç. Türk çiftçisinin üreterek her geçen gün daha zayıfladığı, daha fakirleştiği, gençlerin köyde kalmak yerine bir şekilde kendini şehre atıp iş bulmak için veya para kazanmak için kuryecilik yapmayı seçtiği, yani bir üretim toplumundan bir tüketim toplumuna dönmeyi tercih ettikleri bir Türkiye'ye uyandık” dedi.
“Nasıl yapacağımızı çok iyi biliyoruz”
CHP’nin bu noktayı olumlu bir tabloya nasıl çevireceğini çok iyi bildiğini belirten Solakoğlu, “İktidara gelme zorunluluğumuz var çünkü hükümetin içindeki bakanlara defalarca anlatmamıza rağmen genel olarak bakanlar geldikleri zaman bir ineğin dört memesinin olduğunu dahi bilmeden, tarlanın ne olduğunu bilmeden makamlara geliyorlar ve çok kısa bir süre içerisinde bilmedikleri bir sektörde kibirleri sonucu Türkiye bu hale geliyor. Biz böyle değiliz, ben bir üretici olarak her sektöre saygı duyan, bilmemenin kötü bir şey olmadığını benimsemiş, Türkiye'nin bu gıda egemenliğini kaybetmemesi için her türlü mücadeleyi vermeye hazır bir yurttaşım. Nasıl yapacağımızı çok iyi biliyoruz. Türkiye'yi sadece bir tane destekleme programına mahkûm kılan, Van'daki meslektaşımla Bursa'daki beni aynı sepetin içine koyup aynı destekleme modeline mahkûm kılıp desteklemeden ziyade adeta bir sadaka verir gibi vermesi gerekenin beşte bir desteğini dağıtıp çiftçilerden topladıkları vergilerle verdikleri desteği misliyle geri alan bu düzeni değiştireceğiz” dedi.
“Bakan üreticiyi mağdur etmeyeceğini söylüyor, gelin sahaya sorun”
Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla birlikte maliyetlerin de arttığını ve çiftçinin de zor duruma düştüğünü, buğday fiyatının ne kadar olacağını bugün kimsenin bilmediğini de söyleyen Solakoğlu, “Ne yazık ki bugün buğday fiyatının ne olacağını kimse bilmiyor. Ben sahada buğdayı olan biri olarak gübre atarken ne kadar atarsam ne kadar az zarar ederimi düşünmek zorunda olduğum halde yine de buğday fiyatını bilmiyorum. Bakan çıkıyor üreticiyi mağdur etmeyeceğini söylüyor ama gelin sahaya sorun mağdur oluyor mu olmuyor mu diye. Üretici tohum toprağa değmeden önce ürünü kaça satacağını biliyor olsaydı kime satacağını biliyor olsaydı hesaplamasını yapıp hemen bunla ilgili bir teşvik paketi açıklardık, aynen İspanya'nın yaptığı gibi. Üreticinin bu anlamda mağdur edilmesinin önüne geçebilirdik ama bugün ne yazık ki dünya hububat fiyatlarına bakıldığı zaman ciddi anlamda düşük seyreden bir hububat fiyatı var. Türkiye'de şu anda buğday fiyatının ne olacağı sadece spekülasyonlara bağlı ve yağışların çok olduğu bu yıl rekoltenin çok olamama ihtimali var. Çünkü mantar ilaçları da çok pahalandı, dolayısıyla buğdaylara ilaç atmakta insanlar imtina ediyorlar, korkuyorlar” sözlerini kullandı.
“Tüccar bize yapılan desteği de hesap ediyor, devlet de aynısını sütte yapıp mağdur ediyor”
Üreticilerin ürün satarken kazanç sağlayarak satması gerektiğini, planlı bir üretimin şart olduğunu, çiftçinin ekmeden önce fiyatı bilmesi gerektiğini ifade eden Solakoğlu, “Tüccar bize yapılan desteği de hesap ediyor, devlet de aynısını sütte yapıyor. Verilen desteği maliyetten düşüp yine yetersiz fiyatla mağdur ediyor. Bu düzenin değişmesi şart. Dünyada en yüksek gıda enflasyonu olan ülkelerin ilk üçündeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımız Avrupa'da en çok hayvan sayısına sahip ülke olduğumuzu söyledi. Cumhurbaşkanımız diyorsa doğru diyordur diyoruz ondan sonra hesaplara baktığımız zaman dünyada en çok hayvan ithal eden ikinci ülke de biz olduğumuzu görüyoruz” dedi.
“İnsanları tehdit ederseniz insanlar üretimden çıkar, ithalata bağımlı oluruz”
Patates üretiminde sorunlar yaşandığını ve şimdi de limonda böyle bir sorun olduğunu söyleyen Solakoğlu, “Bakın göreceksiniz iki sene önce limon ağaçları söküldü, şu an limonun ithalatındaki vergisini yüzde 54’ten 10'a çektiler. Bu kadar dengesizlik var ve bu ne biliyor musunuz? İşte bu sopayla yönetmeye çalışmak ama matematiği sopayla değiştiremiyorsunuz. 2+2 = dört bunu beş yapamıyorsunuz, gerçeği değiştiremezsiniz. Siz çıkıp faiz sebep enflasyon sonuç derseniz matematik size o tokadı atar, dolayısıyla siz bugün zincir marketlere, kasaplara baskın yapıp neden bu fiyata satıyorsun diye tehdit ederseniz, birlikleri arayıp fabrikaları arayıp bunların fiyatlarına zam yapmayacaksınız diye tehdit ederseniz, devletin sopasını sürekli kafalarına tutarsanız bu insanlar üretimden çıkar ve daha çok ithalata bağımlı oluruz” sözlerine yer verdi.
“Beş sene sonra durum daha vahim hale gelecek”
Dışa bağımlılığının giderek arttığını da vurgulayan Solakoğlu, “Eğer bugün Amerika Birleşik Devletleri diğer ülkelere bir ambargo veya Türkiye'ye et ihracatı yapmayacaksınız derse bakalım ne oluyoruz. Bunu geri döndürmek için net tavizler vermek zorunda kalırız. Hatırlarsınız ayçiçeği yağı geliyor diye millet halay çekiyordu bu ülkede daha bundan 2-3 sene önce. Bu tarımın yönetilemediği bir ülkede liyakatsız insanların ve kadroların sebep oldukları bir sonuçtur, buna asla mahkûm olmak zorunda değiliz. Kendi kendimize yetebilecekken bu hale düştük. Kimse üretmek istemiyor, beş sene sonra durum daha vahim hale gelecek. Çünkü çiftçi yaş ortalaması arttı, gençler köye gitmiyor, toprak olsa da üreten olmayacak. Hükümetin bakanı, ‘paramız var ki ithal ediyoruz’ deyip kapıyı kapatmıştı. Biz bu mentaliteye sahip değiliz, üretenin yanında olacağız” dedi.
“Çiftçilerin satılmış birlik başkanlarıyla yönetilmediği bir ülke hayali kuruyoruz”
Düzenli şekilde kontrol edilmeyen, izlenmeyen bir sistem içinde olunduğunu belirten Solakoğlu, “Çiftçilerin sopayla, satılmış birlik başkanlarıyla yönetilmediği, üreticinin para kazandığı köylerde refah içinde yaşadığı bir ülke hayalini kuruyoruz. Bunu yapmamız en geç 1-1.5 sene, bundan ötesinde olmayacaktır. Matematik bunu söylüyor. Türkiye üretebilir ve üretmek de istiyor ama zorla üretimden uzaklaştırıldı” yorumunda bulundu.
İlginizi Çekebilir