enerya
Mustafa Ünalan

Mustafa Ünalan

Mail: mustafaunalan@hotmail.com

Allah’ın Ayetleri İle Alay Etmek

Şüphesiz ki (Allah), Kitap’ta size (şu hükmü) indirdi: Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve alaya alındığını duyduğunuz zaman, başka bir söze dalıncaya kadar onlarla beraber (aynı mecliste) oturmayın. (İnkâr etmeden ya da konuyu değiştirmedikleri hâlde aynı ortamda oturursanız) şüphesiz ki siz de onlar gibi (kâfir/müşrik) olursunuz. Muhakkak ki Allah, münafıkları ve kâfirleri cehennemde toplayacak olandır. (4/Nisa 140) İslam dini, Müslümanın hayatı boyunca karşılaşacağı her hadiseye karşı onu bilinçli kılmayı ve onun tavırlarını belirlemeyi hedefleyen bir dindir. Bu çerçevede Allah (c.c.), başta Hz. Peygamber sonrasında tüm müminlerin dini tebliğ uğrunda karşılaşacakları her safhada onlara Kur’ân-ı emir ve tavsiyelerde bulunmuştur. Bunlardan bir kısmı da dini ve dindarı alay vesilesi yaparak inkârlarını ortaya koyanlar hakkındadır.

H-z-e kökünden türeyen kelimeler Kur’an’da dini alaya alanları ifade etmek için kullanılmıştır. Bu kökün geçtiği ayetlere ve sebeb-i nüzul kaynaklı âyet yorumlarına bakıldığında bu ayetlerin sadece inkârcıları muhatap almadığı, dini alaya alanlara karşı Müslümanlara bilinç ve tavır açısından birçok mesuliyet yüklediği de anlaşılmaktadır. Bu durum, Müslümanın sadece iyilik yapmakla, kendini ve içinde bulunduğu toplumu kötülük yapmaktan korumakla sorumlu olmadığını, aynı zamanda başkalarının yaptığı kötülüklerden de koruması gerektiğini göstermektedir.

Dini alaya alanlara karşı bir Müslüman için gerekli olan ilk şey, dini alaya almaya yönelik Kur’an’ın tavrının bilinmesidir. Kur’an’a göre dinle alay etmek, en büyük ve en şiddetli inkâr biçimlerindendir. Kur'ân dini böylece inkâr edenlerin; müşrik, Ehl-i kitap ve münafıklardan olduklarını belirterek hükmünü ortaya koymuş, bunun yanında Müslümanların da bu tehlikeli fiile düşebilecekleri uyarısında bulunmuştur. Bu bilince sahip olan her Müslüman hem kendisini hem de çevresini dini alaya almadan koruyacaktır.

Bu şuurla dini alaya almaktan kendini ve çevresini koruyan Müslümanın müstehzilere karşı yapması gereken ilk şey, bir Müslüman olarak kendinde - dinin aslından ve tebliğ gereği olmayan şeylerde- dini alaya alanların alaylarına malzeme yapacakları herhangi bir şey bırakmamaktır. Bu önlem dindarın her zaman inkârcılara karşı bilinçli ve uyanık olmasını gerekli kılmakta aynı zamanda ona mümin olmanın ayrı bir mesuliyet yüklediğinin farkında olması gerektiğini göstermektedir. Bununla birlikte elbette Müslüman dinin aslından ve tebliğ gereği olan hususlarda kınayanın kınamasından ve alay edenin alayından korkmadan ilahi emirleri yerine getirecektir.

Ayetlerin geneline bakıldığında bireyi yönlendirmenin ötesinde fert temelinde toplumun hedef alındığı dini alaya alanlara karşı Müslümanın toplum içindeki bir birey olarak davranışlarının yönlendirildiği görülmektedir. Müslüman fert dini alaya alanlara karşı tavrını ortaya koymakla yükümlüdür. Burada dikkat edilmesi gereken husus Kur’ân-ı emirlerde toplumsal barışın, çok kültürlülüğün gözetilmesidir. İlgili ayetlerde inkârcılarla Müslümanlar arasındaki sosyal ilişkinin tamamıyla kesilmesi değil, dini alaya alma fiiline karşı Müslümanın hem kayıtsız kalmaması hem de en güzel bir karşılık ve tavırla mukabelede bulunması.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar