Harun Atalay

Harun Atalay

Mail: atalay.ekspres@gmail.com

Sevgili Meslektaşlarım...

          "Sevgili Meslektaşlarım..." diye başlamak istiyorum sözlerime.

          Yerel radyoların ilk sesini duyduğumuz andan bu yana sizlere "Merhaba" diyeli

          21 yıl olmuş.... 21 yılı geride bırakmışız bu  güzel ve onurlu meslekte.

          Radyoların ardından devlet dairelerinde geçen güzel yıllar...

          2011 yılından bu yana birbirinden kıymetli meslektaşlarımla ilimizde medya sektörünün her alanında aktif olarak omuz omuza çalıştık, çalışmaya da devam ediyoruz.

          O çok sevdiğim "Gazetecilik" mesleğini icra edebilmek için ne denli ağır bedeller ödediğimi  yakın dostlarım çok iyi biliyor.

          Zor zanaattır Gazetecilik...

          Ne İsa'ya ne Musa'ya yaranamazsın.

          Birilerine biraz yakın olsan yandaştır adın.

          Bir de kamuoyunda gazeteciler çok kazanıyor gibi ya da çok varlıklı insanlar gibi görünür hep. Hala sebebini bilmediğimiz bir şekilde hem de...

          Dünyadaki bütün insanların gazeteciye ihtiyacı vardır.

          Bilim adamından siyasetçisine, işçisinden çiftçisine her meslek grubunun ihtiyacı Gazeteciliktir ve mutlaka bir şekilde gazeteciyle yolu kesişir.

           Kimileri başarılı bir çalışma yapar haber değeri olan, kimileri bir yerlerde boy göstermek ister, kimileri ise ülkesi, ili ve hatta mahallesi için gördüğü eksikliği, çarpıklığı dertlenir gazeteciye.

           Canlar, kısaca Gazeteci "HALKLARIN DUYU ORGANIDIR."

           Bu kadar güzel önemli, onurlu ve zor da bir mesleği icra eden Gazetecilerin bir de makus talihi vardır.

          *Çoğu basın emekçisi yaptığı işin karşılığını alamaz.

          *Patron her yerde patronluğunu konuşturur.

          *Nüfuslu makam sahiplerinin ilk harcamaya çalıştığı kişiler Gazetecilerdir.

          *Gazeteci bir çok sorunla boğuşurken bir de  son yıllarda, gazetecilik mesleği ile alakası olmayanlarla mücadele ederler.

            Bu kan emiciler oturdukları yerden emek hırsızlığı yaparak, adlarının altına bir de Gazetecilik

            sıfatını koyarak iş yapmaya çalışırlar.

          Gariptir ki bu gibi muhteremler belirli bir kesim tarafından takdir de görürler.

          Habere giderken yolda kaza yapan muhabirin durumunu kimse bilmez!

         Günlük gazetesini çıkartırken binlerce sorunla boğuşan İmtiyaz sahiplerinin durumunu kimse bilmez!

         Gerçeği gün yüzüne çıkarmak için gece gündüz çalışıp yaptığı doğru haberden dolayı günah keçisi sayılanları kimse tanımaz!

          Oysa  15 Temmuz Hain darbe girişiminde milletini meydanlara çağıran Cumhurbaşkanımız, bir medya kuruluşundan seslendi halkına.

          Yine Sayın Cumhurbaşkanımız "15 Temmuz Hain darbe girişiminin bertaraf edilmesinde basınımıza büyük görevler düşmüş ve basınımız başarılı bir sınav vermiştir." demişti.

           İltifat marifete tabiyse ki öyle biliriz...

           15 Temmuzda ülkemizde ve ilimizde başarılı işler çıkartan Basın Mensuplarını motive edecek, daha çok azimlendirecek bir beklenti  içinde olmasa da  meslektaşlarım, Anadolu'da güzel bir söz vardır, umsunmadık da değil hani...

            Sanatçının en büyük kazancı alkış derler. Gazeteci de yaptığı güzel işlerden dolayı sadece tebrik edilmek ister büyükleri tarafından.

            Gazeteci daima sıkıntılı haberde aranır, güzel  haberlerde kaç defa aranıp tebrik edildiğimizi hatırlıyor musun sevgili meslektaşım Bilal Bölükbaş?

           24 Temmuz Basından Sansürün Kaldırılışı ve Basın Bayramınız kutlu olsun, hadi dağılın bakim!

           Sevgili Meslektaşlarım;

            İçi boş cemiyetlerde oturmayı marifet sananlar ve onlara itibar sunanlar olduğu sürece, biz kendi kendimizin bayramlarını yine kendimiz çoook tebrik eder, o çok sevdiğimiz işimizi yapmaya da devam ederiz.

            Geçmiş Bayramımız kutlu olsun.

            Kalın sağlıcakla...

 

 

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar