
Ülkemizde üretim ve imalat yapan işletmelere her yenilikçi çalışma adına yapacakları harcamaları belirli oranda hibe ve teşvik olarak devlet tarafından karşılanıyor. Bu hibe ve teşvik ile işletmeler makina, teçhizat, yazılım ve personel gibi pek çok ihtiyacını bu yolla sağlamış oluyor.
S.M. Mali Müşavir ve Türkiye Gençlik Konseyi Aksaray İl Başkanı Mahmut Eser, “Firmalarımızın büyümesi ve dış etkenlerle rekabet edilebilirliğini artırabilmesi için yenilikçi ürünler, varlıklar, üretim yöntemleri ortaya koyması gerekmektedir. Bunların yapabilmesi için ise bir takım İnovasyon ve araştırma geliştirme (AR-GE) çalışmaları yapılmalıdır. Ülkemizdeki imalat ve sanayi sektörlerinde hem ülkenin hem de işletmeyi bu rekabet koşullarına hazırlamak adına yapılacak çalışmalar devlet tarafından birçok hibeler veya teşviklerle desteklenmektedir.
Harcamalar Belirli Oranlarda Hibe
Türkiye’de temelde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı çatısı altında olan ve diğer farklı kurumlar tarafından da yapılan teşviklerin temel amacı işletmelere araştırma geliştirme (AR-GE) yeteneğini ve İnovasyon gücünü arttırmaya yönelik kazanımlar sağlamaktır diyen Başkan Eser, “Bu türlü niteliklere sahip olan yatırım giderlerinin yüzde 60’ını veya daha farklı oranlarda hibe şeklinde ve faizsiz uzun vadeli krediler şeklinde destekleniyor. Makine, teçhizat, tasarım, yazılım, malzeme ve sarf giderlerin haricinde personel, yurtdışı ve içi hizmet alımı, konaklama ve ulaşım gibi diğer giderleri de kapsıyor. Türkiye’deki tüm İşletmeler ve KOBİ’ler bundan faydalanabilmektedir. İyi İş Planı Veya Proje Hazırlanmalı
Hibe ve Teşviklerden faydana bilmek için ilk önce proje dosyasının hazırlanmasının sağlanması gereklidir. Bu proje dosyası ile ilgili kurum ve kuruluşlar bu proje dosyası üzerinden projenin içeriklerini kontrol edip değerlendirmeye alınacağını ifade eden Eser, Sonrasında ise projeler uzman hakemler tarafından yerinde denetlenip raporlanacaktır. Bu proje iyi bir teknik proje yapısında hazırlanmamış ise proje ilgili kurul tarafından uygulamaya alınacaktır. Ülkemizde Ar-Ge ve İnovasyon kültürünün tam anlamıyla oluşmadığını ve bunu pek çok nedeninin veya sebebinin olduğunu bunların başında ise yapılacak Ar-Ge faaliyeti ile ilgili giderlerinin işletmelere gider getirdiğini belirtti. ESER ‘‘Ülkemizde işletmeler bir şeyler üretmek, bulmak, keşfetmek için çok istekli. Ama bu tür faaliyetler için katlanılması gereken maliyetler olduğundan, işletmeler sermayesini bu tür araştırma geliştirme faaliyetleri dışında işletme varlıklarına yatırmayı tercih etmektedirler. Kısa vadeli olan planlama durumunda sistem işletmeleri uzun vadede büyüme yönünde olumsuz etki ve ülkemizi de daha düşük katma değer sağlayan işletmeler olduğu bir ülke haline getirmektedir. Aslında bununla ilgili çok ciddi teşvikler var. İşletmeler kendi öz sermayelerinden harcamadan Ar- Ge çalışmaları yapabilirler. İşletmelerine katma değer sağlayabilirler. İnovasyon ve Ar-Ge üretim fonksiyonuna yapılan bir yatırım olduğu gibi işletme içerisindeki insan kaynakları, pazarlama, satış ve finansı da doğrudan etkileyen bir durumdur diyen Eser, ‘‘İnovasyon ve Ar-Ge çalışması ile ürün kalitesi yükselir, maliyet düşer, rekabet edilebilirliği arttırırken aynı zaman da yeni pazarlar ve yeni yatırım sahaları oluşturulur. İnovasyon ve Ar-Ge yatırımlarına yönelik destek paketlerinde üreticilerin ilgili üretimlerine yönelik çeşitli başlıklarda ve oranlarda destek alması gibi imkânları sağlamakta mümkündür. Bu alanların sadece bazıları, Makine, Teçhizat, Tasarım, Patent, Marka ve kalite belgelendirme hizmetleri destekler kapsamındadır. Mutlaka KOBİ’lerin ve şirketlerin İnovasyon ve AR-GE ile ilgili köklü yatırımlar yapmaları gerekmektedir. Bu yatırım çevresinde her alandan kurum içi çalışanlar dâhil bütün kurum ve kuruluşlardan en üst pozisyonda faydalanmaları gerekmektedir. Bunlar sağlandığında yüksek Katma Değerli ürünler ve hizmet üretilerek işletmelerin karlılığını da maksimum seviyeye çıkmasını sağlayacaktır. Haber: Dilek Eyüboğlu































Yorum Yazın