
Aksaray İnova Hastanesi’nde Dermatoloji Uzmanı olarak görev yapan Dr. Serpil Çorum Şirin, lazer, botoks ve dolgu gibi işlemlere karşı vatandaşları uyardı.
Aksaray İnova Hastanesi’nde görev yapan Dermatoloji Uzmanı Dr. Serpil Çorum Şirin, cilt bakımı, estetik uygulamalar ve güneşten korunma konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle sosyal medyada hızla yayılan ve popüler hale gelen uygulamaların bilinçsiz şekilde yapılmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Şirin, bilinçsiz dolgu uygulamalarının körlüğe varan ciddi sonuçlara neden olabileceğini söyledi.
.jpg)
"Kısa vadede ferahlık hissi yaşasak da uzun vadede cilt bariyerinde bozulmalar gelişebiliyor”
Son dönemde sosyal medyada sıkça karşılaşılan cilt bakım kürleri ve maskeler hakkında konuşan Şirin, bu uygulamaların çoğunun bilimsel temele dayanmadığını vurgulayarak, “Dönem dönem sosyal medyada çeşitli kürler, maskeler, cilt bakım rutinleri gündeme geliyor ve popüler oluyor fakat bunların pek çoğunun bilimsel bir temeli maalesef yok. Bu ürünleri uyguladığımız zaman ciltte geçici bir ferahlık hissi, pürüzsüzlük hissi yaşasak da uzun vadede cilt bariyerinde bozulmalar, egzama ve hatta farklı cilt problemleri gelişebiliyor. Ciltlerin ihtiyacı çok farklı. Eğer böyle bir rutin oluşturmak istiyorsak sosyal medyadaki trendleri uygulamak yerine bir dermatoloğa başvurup cildinizin ihtiyacı olan ürünlerle bir cilt bakım rutini oluşturmamız çok daha sağlıklı olacaktır” dedi.
.jpeg)
“Sağlıklı bir çocuk cildinin herhangi bir rutine ihtiyacı yoktur”
Çocuk cildinin yetişkinlere göre çok daha hassas olduğuna dikkat çeken Şirin, gereksiz ürün kullanımından kaçınılması gerektiğini belirterek, “Çocuk cildi erişkin cildinden çok daha farklı, oldukça hassas ve deri geçirgenliği yüksek olan bir cilttir. Sağlıklı bir çocuk cildinin aslında herhangi bir rutine ihtiyacı yoktur. Çocukların ihtiyacı olan tek şey hassas bir temizleyici ile ciltlerini temizlemek, nemlendirmek ve uygun bir güneş kremi kullanmaktır. Bunu da genellikle mineral filtreli güneş kremleri olarak tavsiye ediyoruz. Ancak çocuğumuzun özellikle egzama ya da akne gibi bir problemi varsa bu durumda mutlaka doktora başvurarak medikal tedavi ve uygun bir cilt bakım rutini oluşturmak gerekir” açıklamasında bulundu.
.jpeg)
“Dolgu yanlış damara uygulandığında körlükle bile sonuçlanabilir”
Dolgu, botoks, lazer ve benzeri işlemlerin tıbbi müdahale olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Şirin, bu uygulamaların güzellik merkezlerinde yapılmasının ciddi riskler taşıdığını ifade ederek, “Aslında bu saydığımız işlemlerin hepsi; dolgu, botoks, lazer uygulamaları, mezoterapiler, gençlik aşıları birer tıbbi işlemdir. Bunların güzellik merkezlerinde veya kuaför gibi yerlerde uygulanması kesinlikle yasak ve yanlıştır. Hekim tarafından bile olsa bu tür yerlerde yapılmamalıdır. Bunların hepsi tecrübeli bir hekim tarafından uygulanması gereken işlemlerdir. Örneğin botoks aslında bir toksin ve bir ilaçtır. Biz bunu pek çok hastalığın tedavisinde de kullanıyoruz. Sadece anti-aging amacıyla kullanılmaz. Yanlış yere, yanlış dozda uygulandığında ciddi komplikasyonlara sebep olabilir. Dolgu uygulamaları ise çok ciddi bir anatomi bilgisi gerektirir. Yanlış bir damara uygulandığında körlükle bile sonuçlanabilecek ciddi yan etkiler oluşabilir” dedi.
“Lazer uygulamaları bilgi ve tecrübe gerektiren işlemlerdir”
Lazer uygulamalarının da uzmanlık ve deneyim gerektirdiğini belirten Uzm. Dr. Şirin, yanlış işlemler sonucu kalıcı hasarlar oluşabileceğini söyledi ve şu açıklamada bulundu:
“Lazer uygulamaları gerçekten bilgi ve tecrübe gerektiren işlemlerdir. Örneğin son 1-1,5 ay içerisinde kliniğimize güzellik merkezlerinde yapılan fraksiyonel lazer sonrası geçmeyen lekelerle başvuran hastalarımız oldu. Burada hastalarımıza bir mesaj verelim; 3-5 TL daha az ödemek için sağlıklarını riske atmasınlar. Bir seansta lekeden kurtulmak mümkün değildir. Öncelikle lekenin adını koymak gerekir. Her leke aynı değildir. Bu; hormon kökenli melazma olabileceği gibi güneş lekesi, çil, efelid ya da inflamatuvar bir deri hastalığı da olabilir. Hatta bazı durumlarda deri lenfomasının pigmentli formu bile olabilir. Öncelikle doğru tanı konulmalı, ardından uygun tedavi planlanmalıdır.”
“Melanositik nevüs dediğimiz ve kanser riski taşıyan benler asla lazerle ya da yakılarak alınmamalıdır”
Yanlış uygulamaların ciddi sonuçlara yol açabileceğini, hiçbir lekenin tek seansta geçmeyeceğini ifade eden Şirin, “Gerçek anlamda bir benin lazerle ya da bir asitle silinmesi mümkün değildir. Melanositik nevüs dediğimiz ve kanser riski taşıyan benler asla lazerle ya da yakılarak alınmamalıdır. Bu tür benlerin cerrahi işlemle çıkarılıp patolojiye gönderilmesi gerekir. Lazerle yakmak en iyi ihtimalle tekrar etmesine, daha kötü ihtimalle kanserleşmesine neden olabilir. Bu nedenle doktor incelemesi olmadan hiçbir bene müdahale edilmemelidir” açıklamasını yaptı.
Güneşten korunma ve ben takibi hayat kurtarıyor
Güneşin zararlı etkilerine karşı korunmanın önemine de değinen Şirin, “En önemlisi güneşten korunmaktır. Açık tenli, açık göz rengine sahip kişiler, güneş altında çalışanlar ve ailesinde deri kanseri öyküsü olanlar daha büyük risk altındadır. Bu nedenle SPF 50 içeren güneş kremlerini düzenli kullanmak, günde en az 2-3 kez yenilemek çok önemlidir. Ayrıca benlerimizi ABCDE kuralına göre takip etmeliyiz. Asimetri, kenar düzensizliği, renk farklılığı, çapın büyümesi ve zamanla değişim varsa mutlaka dermatoloğa başvurulmalıdır. Ağrı, kaşıntı, kanama gibi durumlar da ihmal edilmemelidir. Hiçbir şikâyet olmasa bile yılda bir kez dermatoloji muayenesi yapılmalıdır” dedi.
Özel Haber: Aynur Altunışık






























Yorum Yazın