
Yeni Varlık Barışı düzenlemesiyle yurt içi ve yurt dışındaki belirli varlıkların ekonomiye kazandırılması hedefleniyor.
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Mahmut Eser, yeni Varlık Barışı düzenlemesine ilişkin bilgilendirmelerde bulundu.
Türkiye’de kayıt dışı varlıkların ekonomiye kazandırılması ve işletmelerin mali yapılarının güçlendirilmesine yönelik yeni Varlık Barışı uygulaması gündeme geldi.
7582 sayılı Kanun kapsamında yürürlüğe giren düzenlemeyle, yurt içinde ve yurt dışında bulunan belirli finansal varlıkların Türkiye ekonomisine kazandırılması, işletmelerin kayıtlarında bulunmayan varlıkların yasal kayıtlara alınması ve şirket bilançolarının güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Hangi varlıklar kapsama giriyor?
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Mahmut Eser, düzenlemenin detaylarına değindi. Türk lirası, döviz, altın, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları gibi finansal varlıkların bildirim konusu yapılabilmesi öngörülüyor. Özellikle yurt dışında bulunan finansal varlıkların Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ve aracı kurumlarda bulunan hesaplara aktarılması düzenlemenin önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Kimler yararlanabilecek?
Varlık Barışı düzenlemesinden şartları taşıyan gerçek kişiler, gelir vergisi mükellefleri, kurumlar vergisi mükellefleri, sermaye şirketleri, şahıs işletmeleri, diğer tüzel kişiler ve şirket ortaklarının yararlanabileceği belirtiliyor.
Bazı durumlarda ise mükellefiyet şartı aranmaksızın gerçek kişilere de başvuru imkânı sağlanıyor.
Başvurular için son tarih 31 Temmuz 2027
Düzenleme kapsamında bildirimlerin banka veya aracı kurumlar üzerinden yapılması öngörülüyor. SMMM Eser, başvurulara ilişkin uyarıda bulunarak, “Kanun kapsamında başvurular 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirim yapılabilecektir. Süre içerisinde birden fazla bildirim yapılması mümkündür” ifadelerine yer verdi.
Vergi avantajı dikkat çekiyor
Düzenlemenin öne çıkan başlıklarından biri de bildirilen varlıklara ilişkin vergisel avantajlar. Kanunda belirtilen şartların yerine getirilmesi halinde uygulanacak vergi oranı bazı koşullarda yüzde 0’a kadar düşecek, diğer durumlarda ise yüzde 5’i geçmeyecek.
Ayrıca 2026 yılı içerisinde bildirim yapılmaması halinde, 1 Ocak 2027-31 Temmuz 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilecek bildirimlerde vergi oranları 0,5 puan artırımlı uygulanacak. Bu kapsamda genel oranın yüzde 5 yerine yüzde 5,5; belirli süreli elde tutma taahhütlerinde ise daha düşük oranların uygulanması öngörülüyor.
“Başvuru süreci uzman desteğiyle yürütülmeli”
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Mahmut Eser, düzenlemenin yalnızca vergisel avantajlar açısından değil, işletmelerin mali yapılarının güçlendirilmesi ve kayıt dışı varlıkların yasal sisteme dahil edilmesi bakımından da önem taşıdığını belirtti.
Eser, düzenlemeden doğan avantajlardan eksiksiz yararlanılabilmesi için uzman desteğine dikkat çekerken, “Kanunun sağladığı vergisel avantajlar ve hukuki güvencelerden eksiksiz yararlanılabilmesi için bildirim, başvuru ve beyan süreçlerinin yürürlükteki mevzuata uygun şekilde planlanması ve her başvuru sahibinin özel koşullarının değerlendirilmesi için uzman desteğiyle yürütülmesi önem arz etmektedir” dedi.
Haber: Sedef Altınkaya





























Yorum Yazın