Mustafa Ünalan

Mustafa Ünalan

Mail: mustafaunalan@hotmail.com

KURAN Işığında Doğru Bildiğimiz Yanlışlar.

Kur'an ışığında doğru bildiğimiz yanlışlar, SÜNNET: Sünnet yol demek, bilmek demek sünnet KURAN vahi inmeden evel de bilinen bir kavramdır, şöyle ki kervanların gidip geldiği yol bilinen yol denmesinin sebebi kervanların su kaynaklarının çölde kolayca bulunabilmesi  için kaybolmamak için iyi bilinen bir yol; gelinip gidilen sürekli çiğnenen, güvenli, denenmiş, risk ve tehlikelerden korunmuş bir yol demektir.

Şöyle ki kervanlarla çıktığın bu uzun günlerce süren çöl yollarında suların bulunduğu konak yerlerini bir kere şaşırıp kaybedersen o çöl yollarında aç susuz perişan olunur hatta ölünüyordu. Sünnetin ikinci dini Kuran’ın anlamı ise ALLAH kendisi için kitabında 16 yerde kullanmış sünnet kelimesini şöyle ki: Kâinat evreninde fiziki ve toplumsal kurallar anlamında, kanunlarını haram ve helal kurallarını, yaratılış dünya ve ahiret kanunlarını, anlatırken kitabı Kuran’da ALLAH’ın sünnetullahı diye geçer.

Sünnetin üçüncü anlamı ise: Kuran’da emredilen her kulun sorumlu olduğu emir, yasak ve tavsiyeleri tek rol model önder ve örnek olan Peygamberimiz Efendimiz as gibi Kuran’ın tatbikatını ve fiziki uygulanmasını, Peygamberimizi örnek alarak onun gibi uygulanılmasına bilinçli bir şekilde tabi olunmasına sünnet denilmiştir.

ALLAH'ın projesi ve Peygamberimizin tatbikatı KURAN' iken peygamberimizden sonra, ilk emirülmümin ve daha sonraları dört halife dediğimiz o günkü sahabelerimizin seçtiği fikri alınarak ilk seçilen Hz. Ebubekir Osman, Ömer ve muaviye taraftarlarına sünni, bu günkü tabiri ile ehlisünnet denilirken, Hz Ali taraftarlarına da Şia  veya Şii Alevi denilerek ilk siyasi bölünüp parçalanılarak günümüze gelmiştir.

Sünnet ve KURAN iç içe tek bir kavram iken, dinin tatbikatı için bir kaynak iken, sonradan siyasi çıkar için kullananlar olmuştur.

Sünnet günümüzde yeme içme, giyme sakal sarığa indirgenmiş, mesela peygamberimiz as diş temizliği için misfak kullanmış amaç diş ve ağzını temiz tutmaksa, bugünkü macunlu fırça aynı maksadı taşımaz mı? Mesele Peygamberimiz o sıcak toplumda sarık cübbe giyerken, kışın eksilere düşen İç Anadolu’da bulunsaydı palto, bere kazak giymez miydi?

Mesela o gün atla deveyle yolculuk yapan, savaşan Peygamberimiz bu gün olsa jiplere binip tankla uçakla savaşmaz mıydı? Sünnetteki asıl maksat Kuran’ın tatbikatı, örnekte Peygamberimiz.

Kısaca sünnet ya Kuran’da olacak ya da Kuran’ı reddetmeyecek, yani İslam’ın esası olan kıyas icmayı, icma kıyası, kıyas sünneti, sünnet ise muhakkak Kuran’da merdiven basamakları gibi olacak ki bugün menfaat dünyalıkları için sünnet uyduran, sünnet adı altında, hikaye hurafe uyduranlardan kurtulalım.

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar